Eşim olma, karım ol!

Eşim olma, karım ol!

        Eşim olma, karım ol! Bakma daha ilkel durduğuna sen, ruhu vardır kelimelerin. “Karı-koca” “eş”ten daha çok şey anlatır. Hatta belki bize unutulmuş bir şeyi söyler.
Sahi, biliyor musun? Neden erkeğe “koca”, kadına da “onun karı” demiş eskiler?
       Eşim değil, karım ol! Kedilerin eşi olur, terliklerin de… İnsanın eşi olmaz. Bir ömür eşlik ediyor diye mi sevgiliye eş denir? Eşlik etmek yeter mi? Fazlasını beklemez mi insan yârinden? Kelimeleri yitirmeseydik anlardık belki, evlenecek erkeğe eskilerin neden “koca” dediklerini. Çünkü “koca” bilge demektir, yüce demektir. Koca demek, dağ demektir. Ve ne kadar yüce olursa olsun, üstünde kar olmayan dağ eksiktir. Dağların yücesine kar yağar diye kadına da “kocanın karı” demişler. Bakma şimdi evlenenlerin “karı-koca” ilan edildiğine. “Koca ve onun karı” olmalıdır aslında. Yani yüce bir dağ olmalı adam. Kar gibi pak ve masum olmalı kadın. Örtmeli ve bir ömür, süsü olmalı dağın. Çünkü üşür tepesinde kar olmayan dağ, ne kadar yüce olursa olsun, yarım görünür…
        Eşim olma, karım ol! Bana benzemeye çalışma sakın. Bana benden lazım değil bir tane daha. Ama unutma ki sensiz yarımım. Her zaman söylemem, ama sen anla.
Eşim olma, karım ol! Beni tamamla…

Halil Çalışkan

Bu yazı Yazılar kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Eşim olma, karım ol! için 12 cevap

  1. kadir der ki:

    Süppermiş. hocam sen mi uydurdun yoksa gerçekten işin aslı böyle mi. feministlere de kapak olur valla, arkandayız halil hocam. ama karım duymasın : )

  2. hannnifiiiiii der ki:

    Halil baba sen olayı aşmışsın artık.Birde son zamanlarda bayağı duygusallaşmaya başladın.hadi hayırlısı inş…

  3. onder der ki:

    koca
    Tü+
    TS xiii yaşlı ve ulu kişi
    Kıp, TS xiv yaşlı erkek
    • Eski bir Doğu İran dilinden alıntı olasılığı yüksektir. Eş anlamlı olan Fa χw ve χodā (efendi, ulu kişi) biçimlerine karşılık olarak Oğuz lehçelerinde koca/koda ve kocaman/kodaman sözcüklerine rastlanır. Karş. hoca, hüda.

    karı

    Or viii karı yaşlı kişi, ihtiyar
    İrşM, TS xiv yaşlı kadın, eş, zevce
    < EskiTürkçe karı- yaşlanmak +?
    __________
    EŞKÖKENLİLER:
    EskiTürkçe karı- : karı, kart

  4. filiandro der ki:

    Engin Ardıç’ın bi yazısı var mevzu ile alakalı, aşağıya kopyaladım. Bir de Tuğçe Baran’ın aynı minvalde yazdığı bir yazı var.

    Akşam

    08/08/2007

    Karının Dönüşü
    Matbaası olmayan, binasında kiracı, ayda iki milyon dolar zararda, satılması düşünülen, uzun süre bağımsız ayağına yatan ve fakat artık zırva tevil götürmediği için “Aydın Doğan gücüyle gerdeğe girdiğini” açıklamak zorunda kalan Vatan Gazetesi’nin bir yazarı var: Tuğçe Baran.

    Tıpkı gazetenin bağımsızlığı gibi bu imzanın da palavra olduğu, aslında böyle bir kız bulunmadığı ileri sürülmüştü… Söylentiye göre, o yazıları, ikinci kişiliğiyle Selahattin Duman yazıyordu… (Selahattin’i tanırım, sağlam çocuktur, “o tarafı” yoktur.)

    Sonra kızın varlığı kanıtlandı galiba, emin değilim, üstüme vazife de değildir üstelik.

    İster Tuğçe yazsın ister Abüzittin, geçen gün bu imzayla çok önemli bir yazı yayınlandı. Yazarını kutluyorum… Birçok amigosu seçim tahminleri hakkında yalan haber ve yorum üreten, rezil olan, aklı sıra hükümet devirmeye soyunan ama yüzüne gözüne bulaştıran o gazetede bile doğru dürüst işler yapılabiliyormuş, helal olsun.

    Tuğçe bacımız, “karı koca” kelimelerinin dilimizden kaybolduğunu hatırlatıyordu…
    Varsa yoksa “eş”… Eş aşağı, eş yukarı… Kadın da erkeğin eşi, erkek de kadının eşi.

    Artık entel çevrelerde “karım” ya da “kocam” demek ayıp karşılanıyor. Tamam, “beyim, efendim, helalim, kıymetlim” ya da “köroğlu, kaşık düşmanı, eksik etek” gibi köylü ağızları beklemiyoruz ama, bu kadarı da fazla.

    Elli beş yıldır Türkçe konuşuyorum, ana dilimde “eş” diye hayvanlara denir. Kuşun, arslanın, kaplanın eşi olur, insanın değil. Bu saçmalığı hayatımıza “feministler” soktular.

    “Karı” kelimesi onlara aşağılayıcı geldiği için tuttular “eş” tanımını insanlara uyguladılar. Aydınlar da feministlere ayıp etmemek için bunu benimsediler. Bu feministlerden kimisi lezbiyendi, erkeklerden nefret ediyordu, kimisi de Allah’tan orospuluğuna özgür kadın kılıfı arıyordu. İşin o kadar cılkı çıktı ki, gerçekten kadın haklarını savunan bilinçli ve aklı başında hanımlar sözlerine “ben feminist değilim ama” şeklinde başlamak gereğini duymaya başladılar. İşin cılkı Batı’da da çıktığı için feminist tanımı yavaş yavaş terk edildi ve onun yerine “girl power” kullanılmaya başlandı… Kız gücü!

    Rahmetli Can Yücel bizimkilerle “Türk karı kuvvetleri” diye dalga geçerdi, hatırlayacaksınız. İşte Amerikan karı kuvvetleri de, kendilerine “Miss” ya da “Mrs” dedirtmemek için ikisinin ortasını buldular, “Ms” şeklinde yazılan, “miz” okunan bir hitap şekli icat ettiler ama, bunu başka bir dile uygulamak mümkün olmadığı için, özellikle Türk ablacıları ne halt edecekler, yıllardır merakla beklerim.

    Amerikalılar yıllarca zencileri “nigger” diye aşağıladılar, şimdi kelimenin doğru kullanımı olan “negro”dan bile utanıyorlar ve onun yerine “African-American” şeklinde son derece zorlama ve yapay bir saçmalık buldular ama burası Amerika değildir. “Karı” kelimesi de hiç de aşağılayıcı bir tanım değildir. Eski Türkçe’de “yaşlı kadın” anlamına gelir, günümüzde “nikâhlı eş” yerine kullanılır. Daha genel bir anlamı “insan dişisi” olur.

    Nasıl Cumhuriyet Halk Partisi’ne Kamubuyurum Tüz Bölemi demeyi söktüremediyseniz, bunu yoketmeyi de halka söktüremezsiniz.

    Nasıl “bay” tutmadıysa, “bayan” kelimesi yalnızca orman kibarları tarafından “baağyan” şeklinde kullanılıyorsa, nasıl “sayın” kelimesi bile Ankara il sınırları dışında alay konusu oluyorsa, bu da tutmamıştır. “Bayan yanı” kavramı yalnızca şehirlerarası otobüs yazıhanelerinde, “bonjur Bay Lütfullah, mil mersi Bayan Melahat” gibi yapay ve gülünç konuşmalar da otuzlu yılların Kemalist yeteneksizlerinin kötü eserlerinde geçerlidir.

    Burada “bey” ve “hanım” yaşar arkadaşlar, bay ve bayan yaşamaz. Bizim burada saylav da yoktur, kamutay da. Halkımız da karısına karı, kocasına koca diyecek ve dolmuştan da uygun bir yerde değil, “müsait” bir yerde inecektir.

    Çünkü mayası Osmanlı’dır ve Kate Millett falan gibi birtakım hamburger ve fıstık yağı şişkosu Amerikan sevicilerinin kıllıkları burada geçmez. Hayat da Cihangir barlarından ya da Alaçatı götlüklerinden ibaret değildir. Ben şimdi yazımı yazdım gidiyorum, evde karım bekliyor. Kedim de bugünlerde kızıştı, ona da bir eş bulmam gerekiyor. Aha cümle içinde de kullandım, tamam mı entelcikler?

  5. Çobanoğlu der ki:

    Halil hocam güzel bir yazı olmuş aklına sağlık.

  6. alone der ki:

    Zamanımızda çok basitleşen, mantık/akıl(!) evliliği,para evliliği vb. tipleri çoğalan,asıl amacı ve kutsallığı unutulan bu müessesenin günümüz modern(!) hayattındaki materyalleşmiş ve basitleşmiş hallerini fevkalade dile getirmişsiniz.”Koca” ve “karı” statüleri tamamen ters-yüz olmuş.Herkes diğerinin rolünü üstlenir olmuş.Ne erkek diğerine “ben” olma diyebiliyor,ne de kadın “koca” sına kar olup yağıyor.

  7. fevzi der ki:

    baba suuppersin, ellerine saglik, bakalım karım ne diyecek?:)

  8. yusuf der ki:

    Tekrar merhaba,
    size gönderdiğim yazım hala denetim için bekliyormuş, mail adresim bu yorumunuzu buraya atabilirsiniz

    yazılarınızın devamını bekliyoruz..
    saygılar…

  9. Enver der ki:

    Bu kadar Universite okudum bu kadar ders gordum ama kari koca kelimelerini bu kadar onumle yansitan bir hikaye gormedim Allah razi olsun Yine bekleriz

  10. Gülgün der ki:

    Kaleminize sağlık; çok güzel ve duygulu…Ben “mpalliler” grubu aracılığıyla okuyorum yazdıklarınızı. İzniniz olursa adınızı da kullanmak suretiyle arkadaşlarımla da paylaşmak isterim bu yazınızı…

  11. Serkan Çakır der ki:

    inanılmaz güzellikte ki bu yazı için emeğinize sağlık Halil Bey. Pardon ben buna Şiir diyorum.

  12. nurcan akçalı der ki:

    çok güzel çok duygulu… eğer yazan sizseniz tebrik ediyorum sizi. kalbden vurdunuz beni ve sanırım her okuyanıda

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir